Ünlü oryantal Asena, televizyon ekranlarında ilk kez çocukluk yıllarında yaşadığı şiddet dolu günleri anlattı. TV8’de yayınlanan “2. Sayfa” programına konuk olan Asena, yaşadığı derin travmayı gözyaşları içinde paylaştı ve bu itirafıyla tüm Türkiye’yi derinden etkiledi.
Asena’nın bu cesur açıklamaları, programda izlediği bir çocuk istismarı haberinin ardından geldi. Haberden fazlasıyla etkilenen ve kendi çocukluk acılarına dönen sanatçı, “Ekrandaki çocuğa bakınca çok etkilendim. Çocuklukta şiddet nedir, istismar nedir çok iyi biliyorum” sözleriyle yaşadıklarını dile getirmeye başladı.
Asena’nın Çocukluk Kabusu: 7 Yaşında Başlayan Acı Yıllar
Asena, 7 yaşından 14 yaşına kadar süren zorlu bir çocukluk geçirdiğini açıkladı. Annesinin hayatta olmasına rağmen babası ve üvey annesiyle birlikte yaşadığı bu dönemde, hem fiziksel hem de psikolojik şiddete maruz kaldığını belirtti.
Yemek Kısıtlaması ve Açlık
- Sabah kahvaltısında yalnızca bir yumurta verildiğini, öğle yemeğinin hiç olmadığını ifade etti.
- Akşamları ise küçük bir kase çorba ve ekmekle yetinmek zorunda kaldığını anlattı.
- Sürekli aç kaldığını, gizlice patates ve ekmek aradığını, dolaplardan bir şeyler çalmak zorunda hissettiğini itiraf etti.
Kilitli Kapılar Ardında Geçen Günler
Sanatçı, sadece yemek kısıtlamasıyla kalmadığını, günlerce bir odaya kapatıldığını ve sadece su ile ekmekle hayatta kalmaya çalıştığını da dile getirdi. Bu durumun, çocukluğunda derin izler bıraktığını vurguladı.
Fiziksel Şiddet ve Yaralar
Asena’nın babasından kemerle dayak yediği anılar, dinleyenleri derinden sarstı. Sırtında ve ellerinde bu şiddetin izlerini taşıdığını belirten Asena, “Ellerim ve sırtım hep yara bere içindeydi. Sevgi görmeden, yalnız büyüdüm” dedi. Bu fiziksel yaraların yanı sıra, hissettiği yalnızlık ve sevgisizlik duygusu, yaşadığı travmanın en ağır parçalarından biri oldu.
Kaçma Girişimi ve Almanya’ya Gidiş
Yaşadıklarına dayanamayarak 12 yaşında evden kaçmaya çalıştığını ancak yakalanarak geri getirildiğini anlatan Asena, bu kaçış denemesinin de başarısızlıkla sonuçlandığını belirtti. Nihayetinde, 14 yaşındayken üvey annesinin yardımıyla Almanya’da yaşayan anneannesinin yanına gönderilmesi, Asena için bir kurtuluş oldu.
Anneannesinin yanına taşınması, Asena’nın hayatında bir dönüm noktası teşkil etti. Anneannesinin sevgisi ve ilgisi sayesinde yeniden hayata tutunduğunu, ruhundaki boşlukları doldurduğunu ve kendine olan inancını tazelediğini ifade etti. Bu destek, onun geçmişin acılarından sıyrılıp güçlü bir birey olmasına yardımcı oldu.
Geçmişle Yüzleşme ve Güçlü Bir Mesaj
Asena, tüm bu acı dolu geçmişine rağmen bugün güçlü bir kadın olduğunu dile getirdi. Kendi yaşadıklarından ders çıkardığını ve gelecekte çocuk sahibi olduğunda, kendi çocuğunun asla böyle bir travma yaşamasına izin vermeyeceğini kararlılıkla ifade etti.
Konuşmasında tüm ebeveynlere önemli bir çağrıda bulunan Asena, çocukların “Allah’ın emaneti” olduğunu ve onlara şiddet uygulamanın kabul edilemez olduğunu vurguladı. Ebeveynlere çocuklarıyla konuşmaları, onların duygularını önemsemeleri ve onları dinlemeleri gerektiğini öğütledi. “Çocuklarınızı dinleyin, onlarla konuşun. Onları bir eşya gibi görmeyin. Her çocuğun özel olduğunu unutmayın” sözleriyle mesajını net bir şekilde iletti.
Babasıyla olan ilişkisinin “farklı” olduğunu belirtmekle birlikte, geçmişiyle barışık olduğunu ve yaşadıklarının kendisini bugünlere getiren bir yolculuk olduğunu ifade etti. Asena’nın bu samimi itirafı, çocuk istismarı ve aile içi şiddet konularında farkındalık yaratmaya yönelik önemli bir adım olarak öne çıktı.