Türk tiyatrosunun ve sinemasının usta ismi, uluslararası ödüllü oyuncu Haluk Bilginer, sektördeki bazı meslektaşlarının sıklıkla dile getirdiği “rolün etkisinden çıkamıyorum” söylemine yine sert ve esprili bir dille tepki gösterdi. Bilginer, katıldığı bir programda yaptığı açıklamalarla, oyunculuğa bakış açısını bir kez daha net bir şekilde ortaya koydu ve bu tarz iddiaları “saçmalık” olarak nitelendirdi.
Ünlü oyuncu, Armağan Çağlayan’ın YouTube kanalındaki programında yöneltilen sorular üzerine, uzun süredir gündemde olan bu tartışmaya kendi yorumunu getirdi. Bilginer’in sözleri, oyunculuğun profesyonel bir meslek olduğu ve sahneden ya da setten sonra kişisel hayatla karıştırılmaması gerektiği yönündeki duruşunu pekiştirdi.
Haluk Bilginer’in Tartışma Yaratan Sözleri
Haluk Bilginer, “rolün etkisinde kalma” meselesine adeta bir ders verir gibi yaklaştı. Usta oyuncu, bu iddiayı dile getiren meslektaşlarına yönelik ironik ve eleştirel ifadeler kullandı. Bilginer, kendi deneyimlerinden yola çıkarak şunları kaydetti:
“Ne rolün etkisinden çıkamaması yahu? Ben eve gidip çoluğumla çocuğumla oturup yemek yiyorum, o sırada rolün etkisinde mi kalacağım? Ne saçmalık! ‘Aman efendim ben 6 ay psikoloğa gittim rolün etkisinden çıkabilmek için’ diyenlere gülüyorum.“
Bilginer’in bu sözleri, oyunculuğun bir sanatkarlık olduğu kadar, aynı zamanda icra edilen bir meslek olduğunu vurguluyor. Ona göre, bir rolün içine tamamen girmek ve o karakteri canlandırmak profesyonelliğin gereği olsa da, çekimler bittiğinde ya da sahneden inildiğinde bu durumun sona ermesi gerekir. Gerçek hayat ile kurmaca dünya arasındaki bu keskin ayrım, Bilginer’in oyunculuk felsefesinin temelini oluşturuyor.
Peki Haluk Bilginer Neden Böyle Düşünüyor?
Haluk Bilginer’in bu konudaki duruşu aslında yeni değil. Daha önce de benzer platformlarda ve röportajlarda oyunculuğa bakış açısını bu yönde ifade etmişti. Onun için oyunculuk, tıpkı diğer meslekler gibi, mesai saatleri içinde icra edilen bir iştir. Setten veya tiyatro sahnesinden çıktıktan sonra, oyuncunun kendi kimliğine ve aile yaşantısına geri dönmesi gerektiğine inanıyor.
Bilginer’in bu yorumları, oyuncuların rolleriyle kurduğu bağın derinliğini ve psikolojik etkilerini tartışan kesimlerle her zaman farklı bir yerde durdu. Bazı oyuncular, canlandırdıkları karakterlerin derinliğine inerken ruhsal olarak etkilendiklerini ve bu durumdan kurtulmak için destek aldıklarını belirtirken, Bilginer bu durumu abartılı ve gereksiz buluyor. Ona göre, bu tür söylemler, oyunculuk mesleğine mistik bir hava katmaya çalışmaktan öteye geçmiyor ve gerçek profesyonellik anlayışıyla örtüşmüyor.
Bilginer’in bu keskin yorumları, sosyal medyada geniş yankı buldu. Takipçileri ve sanatseverler arasında Bilginer’i destekleyenlerle, “rolün etkisinin” göz ardı edilmemesi gerektiğini savunanlar arasında yine bir tartışma başladı. Ancak Bilginer, duruşundan ödün vermeden, oyunculuğun bir disiplin ve iş ahlakı gerektirdiğini, kişisel yaşamla karıştırılmaması gerektiğini bir kez daha dile getirmiş oldu.
Bu açıklamalar, Haluk Bilginer’in sadece yeteneğiyle değil, mesleğine bakış açısıyla da Türk sanat dünyasında ne kadar özgün bir yere sahip olduğunu bir kez daha kanıtladı.
